Göz Kuruluğu, gözyaşının miktarının ve kalitesinin azalması sonucu göz yüzeyinin tahriş olması durumudur. Gözyaşı göz yüzeyini nemli tutmak ve mikroplardan arındırmak için sürekli salgılanan bir sıvıdır.

Gözyaşının miktarı ve kalitesi göz yüzeyinin sağlığı için çok önemlidir. Göz yüzeyinin nemli olmasını sağlamak, mikroplardan arındırmak gibi çok önemli görevleri vardır.

Her gün binlerce defa göz kırptığımızı düşünürsek temas eden yüzeylerin kayganlığının ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

Gözyaşı basit bir sıvı değil üç farklı katmandan oluşan bir yapıdır. Müsin denilen kısım gözyaşının korneaya temas eden kısmıdır. Gözyaşının göz yüzeyine iyi yapışmasını sağlayan protein katmandır.

En dışta yağ katmanı bulunur. Gözyaşının çabucak uçup gitmesine mani olur. Bu iki tabakanın arasında da sandviç gibi gözyaşı katmanı bulunur.

Bu katmanları oluşturan unsurlar göz yüzeyinde, göz kapağının içinde ve üst göz kapağının dış kısmında yerleşik salgı bezlerinden sürekli salgılanır. Bu yapının bozulması sonucu gözyaşı miktarının azalması göz kuruluğuna yol açar.

Göz kuruluğu olan hastalarda kızarıklık, batma, kuruluk hissi, bulanık görme, gözlerde yabancı cisim hissi, sakız gibi yapışkan çapak gibi şikâyetler olur. Hasta gözünü açmakta bile zorlanabilir. Hasta araç kullanırken bilgisayar kullanırken zorlanır. Işıktan rahatsızlık olur.

Kontakt lens kullanan hastalarda şiddetli batma ağrı oluşur. Göz kapağı iltihapları, göz kapağı kurulukları da göz kuruluğuna eşlik eder.

Göz kuruluğu yaşam kalitesini azaltan hastalıklar sıralamasında kalp krizi ile eşit düzeydedir. Şikâyetler sabah daha azdır. Akşama doğru göz yüzeyi daha çok hava ile temas edip daha çok buharlaşıp uçtuğu için şikâyetler artar.

Uzun süre yakın uğraşılarla meşgul olmak, klimalı rüzgârlı ortamlarda kalmak sigara kullanmak tozlu dumanlı ortamlarda bulunmak şikâyetleri artırır. Çok ileri vakalarda göz yüzeyinde yaralar damarlanmalar oluşabilir, görme azalması hatta görme kaybı bile olabilir.

Göz kuruluğu sebepleri;
Gözyaşının az üretilmesi
Gözyaşının çabuk uçup gitmesi ve
Gözyaşının göz yüzeyine yapışamaması, düzgün şekilde yayılmaması olarak sıralanabilir.

En sık görülen sebep gözyaşının en dış tabakasını oluşturan yağ tabakasının yapısının bozuk ve miktarının az olmasıdır. Blefarit dediğimiz kirpik dibi iltihabı, bu yağ tabakasını çok olumsuz etkiler. Bu yağı üreten salgı bezleri Meibomian bezleri olarak adlandırılır. Buradan salgılanan yağ, normalde zeytinyağı gibi olup göz yüzeyine yayılması gerekirken margarin kıvamında olur, hem sağlıklı bir şekilde göz yüzeyine yayılmaz, hem de bakteriler için bir besin kaynağı olur enfeksiyon üretir.

Yüzeyi yağ katmanı ile kaplanmayan gözyaşı kolayca uçup gider ve göz kuruluğu oluşur.

Hipetmetrop ve astigmat bozukluklar, kirpik dibi iltihabına (kapak kuruluğu) ve dolayısıyla göz kuruluğuna sıklıkla yol açan göz bozukluklarıdır.

Ayrıca okuma, telefon, tablet kullanımı gibi gözü çok yorucu uğraşılar da kirpik dibi iltihabı ve gözde kuruluk yapar.

Gözyaşının üretiminin azalması göz kuruluğu sebeplerinden biridir.

Bazı romatizmal hastalıklarda özellikle Sjögren hastalığında gözyaşı üretimi çok azalır.
Ağır kuruluk tablosu oluşur.
Bazı ilaçlar (glokom ilaçları antidepresan ilaçlar) ve A vitamini eksikliği, az su içme gözyaşı üretimini azalmasına yol açabilir.

Üçüncü sebep gözyaşı katmanlarının düzgün bir şekilde göz yüzeyine yayılamaması durumudur.

Gözyaşı tabakası üç katmandan oluşur;
Gözyaşının göz yüzeyine yapışması için müsin tabakası,
Gözyaşının uçup gitmesini engellemek için yağ tabakası ve bu iki katmanın arasını dolduran gözyaşı sıvısı.

Bu katmanlar göz kırpma hareketi ile belirli sıklıkla göz yüzeyine tekrar tekrar yayılır.

Göz kapağının yapısal bozukluğu durumlarında, göz kırpma sayısının azalması durumunda, uzun süreli kontak lens kullanımında Gözyaşının yapısı bozulur.
Göz yüzeyine düzenli olarak yayılamaz ve göz kuruluğu oluşur.
Göz kapağının yapısal bozukluklarına örnek olarak göz kapağının İçe veya dışa dönük olduğu kapak hastalıkları (entropion ektropion) alt kapak gevşekliği durumları söylenebilir.

Göz kırpma sayısının azalması da uzun süre okuma bilgisayar kullanma telefon kullanma veya araç kullanma durumlarında söz konusu olur.
Normal bir göz dakikada 13-14 kere göz kırpma hareketi yaparken, uzun süre dikkatli bakış durumlarında göz kırpma sayısı dakikada 3 – 5 defaya kadar düşer.
Gözyaşı yapısı dakikada 14 defa düzenleneceğine dakikada 4 defa düzenlenmiş olur.
Bu da gözyaşının yapısal bozukluğuna ve kuruluğa yol açar.

Göz kuruluğunda temel tedaviler, gözyaşı üretimini artırıcı, gözyaşının uçup gitmesini engelleyici, eksik gözyaşını takviye edici uygulamalardır.

Bunların dışında kişinin kendisinin dikkat edeceği hususlar vardır.

Sigara içmemek ve sigara dumanına maruz kalmamak,

Klimalı ve rüzgârlı ortamlarda bulunmamak bu durumlarda koruyucu gözlükler takmak,

Bol su içmek,

Omega 3 takviyesi almak,

Gözaltı kuruluğu, göz kapağı kuruluğu olarak bilinen blefarit dediğimiz hastalık durumunda kapak hijyenine dikkat etmek, sık sık bebe şampuanı ile yıkamak,

Çok şiddetli vakalarda ortamı nemlendirici buhar makinaları kullanmak,

Ortamı nemlendirmek için kalorifer üzerine nemli havlu koyma,

Uzun süren yakın uğraşılarda 20 dakikada bir uzağa bakarak gözleri dinlendirmek.

Normalde dakikada 12-15 olan göz kırpma sayısı yakına dikkatli bakma durumunda dakikada 3-4 defa kırpmaya kadar azalır. Bu da gözyaşı katmanını bozar, gözyaşının çok uçmasına ve gözün kurumasına neden olur. Bu nedenle yakın uğraşanlarda arada bir mola verip uzaklara bakmak kuruluk için iyi bir tedbirdir.
Çalışma masasında bilgisayar ekranının göz seviyesinin altında olması gözkapaklarını tam açmadan hafif aşağı bakarmış gibi çalışma imkânı verir. Gözkapakları daha az açıldığı için gözyaşı daha az uçar kuruluk şikâyetleri azalır.

Göz kuruluğu geçer mi veya göz kuruluğu nasıl geçer sorularının cevabı göz kuruluğu hastalığının sebebine göre değişir.
Göz kuruluğu geçer mi? Evet geçebilir.

Kirpik dibi iltihabı ( göz kapağı kuruluğu ) sebebiyle gözyaşının yağ katmanı üretimi bozulur, gözyaşı çok kolay uçar ve göz kuruluğu gelişir.

Bu vakalarda kirpik dibi iltihabının (göz kapağı kuruluğu) tedavisi göz kuruluğunun da düzelmesini sağlar.
Yeni nesil bir tedavi yöntemi olan IPL tedavisi blefarit ( göz çevresi kuruluğu ) ve göz kuruluğu vakalarında çok uzun süren rahatlamalar sağlar.

Göz kapağının ve göz yüzeyini kaplayan konjonktiva tabakasının hastalıklarına bağlı olarak gelişen göz kurulukları altta yatan problemlerin tedavisi ile tamamen geçer.

Alt kapak gevşekliği ve ektropion gibi göz kapağı hastalıkları veya konjonktiva gevşekliği (konjonktivoşalazis) gibi oküler yüzey bozuklukları gözde kuruluk yapan hastalıklardır. Bunlara bağlı olarak gelişen göz kurulukları altta yatan problemin tedavisi ile tamamen düzelir.

Yaşlılığa bağlı, romatizmal hastalıklara bağlı olarak gelişen veya blefarit ( kapak kuruluğu ) tablosu uygun şekilde tedavi edilmeyen hastalarda göz kuruluğu geçmez.
Göz kuruluğu tedavisinde zeytinyağı yemek veya sürmek, karnabahar, papatya çayı, buğday yağı gibi bitkisel uygulamaların fayda ettiği söylense de pratikte bir karşılığı yoktur.

Sıcak masaj şeklinde uygulamalar kirpik diplerinde yerleşik yağ bezlerinin salgısını daha akışkan hale getirerek gözyaşının uçmasını engeller, dolaylı olarak göz kuruluğuna kısmen fayda eder.

Göz kuruluğu tedavisinde birinci faktör gözyaşı damlaları kullanmak

İkinci faktör kirpik dibi iltihabını tedavi etmek

Üçüncü faktör de göz kuruluğunu artırıcı ortam ve uğraşılardan uzak durmaktır.

Göz kuruluğu hastalarında en temel tedavi yöntemi gözyaşı damlaları kullanımıdır. Eksik olan gözyaşı miktarını tamamlamak ve gözyaşı üretimini artırıcı damlalar kullanılır.

Bu damlalar yoğunluğu, kullanım sıklığı, etki süresi olarak farklı özelliklerde olabilir. Hastanın durumuna göre, günlük uğraşılarına göre farklı damlalar tercih edilir.

Ayrıca kirpik dibi iltihabı durumlarında antibiyotik ve kortizonlu damlalar kullanılır.
Kirpik dibi iltihabının tedavisi, dolaylı olarak göz kuruluğu tablosu da düzelir.

Göz kuruluğu için en iyi damla doğru bir ifade değildir. Göz kuruluğu belirtilerinin yoğunluğuna, hastanın yaşam tarzına ve altta yatan sebebe göre en iyi olan damla değişir.

Hafif kuruluk vakalarında düşük yoğunluklu tek kullanımlık damlalar tercih edilir.
Daha şiddetli kuruluk vakalarında hyaluronik asit veya yüksek molekül ağırlıklı şeker içeren daha yoğun gözyaşı damlaları kullanılır. Bu damlalar eksik gözyaşı düzeyini tamamlamak için kullanılır.
Kronik şiddetli göz kuruluğu vakalarında siklosporin ihtiva eden gözyaşı damlaları kullanılır. Bu damlalar da uzun süreli kullanımda gözyaşı üretimini artırarak göz kuruluğu belirtilerini azaltır.

Göz kuruluğu için zeytinyağı, buğday yağı, papatya çayı, karnabahar, ebegümeci, omega 3 gibi doğal bitkisel çözümlerin iyi geldiği söylense de bunların hiçbirisi tedavi edici özellikte değildir. Sadece ilaç kullanımının yanında destekleyici olarak kullanımı düşünülebilir.

İçeriği çok önemli olmadan sıcak pansuman uygulamak, göz kapaklarındaki yağ bezlerini aktive ederek göz kuruluğuna kısmen faydalı olur.

Göz kuruluğu tedavisinde hastalığın şiddetine ve altta yatan nedene göre tedavi seçenekleri değişir.

En temel tedavi suni gözyaşı damlalarıdır. Eksik olan gözyaşını tamamlama amacına yönelik bir tedavi uygulamasıdır. Farklı özelliklerde gözyaşı damlaları vardır.
Bazı damlaların yoğunluğu azdır, daha akışkandır, daha kısa süreli etkinlik gösterir ancak kullanım esnasında görme düzeyini olumsuz etkilemez. Sık sık kullanılmaları gerekir.

Nispeten daha hafif vakalarda, uzun süreli yakın çalışmalara bağlı kuruluklarda göz yüzeyini rahatlatmak için kullanılır.

Sodyum hyaluronat içeren gözyaşı damlaları yüksek yoğunluklu damlalardır. Göz yüzeyinde daha uzun süre kalır, günlük dozu daha azdır. Ancak damla uygulandığında geçici süre görmeyi azaltabilir. Daha ağır göz kuruluğu vakalarında tercih edilir.
Vakanın durumuna göre, göz kuruluğuna iyi gelen bu damlalar kombine olarak da kullanılabilir.

Göz kuruluğunun şiddetine göre bu damlaların kullanım süresi değişir. Bazı hastalarda yıllarca ilaç kullanmak gerekebilir.

Şiddetli göz kuruluğu hastalarında jel kıvamında ilaçlar kullanılır. Hasta yatarken jel kullanımı rutin olarak uygulanır.

Göz kapaklarında entropion, ektropion, alt kapak gevşekliği gibi yapısal problemler olan hastalarda Öncelikle bu yapısal problemin düzeltilmesi gerekir. Yapısal problem düzeltildiğinde gözkapakları bir mala gibi gözyaşını göz yüzeyine düzenli bir şekilde yayar ve kuruluk şikâyetleri azalır.

Uzun süreli kontakt lens kullanımına bağlı göz kuruluklarında da kontakt lenslere veda etmek tedavinin birinci aşamasıdır.

Gözyaşı üretiminin, gözyaşı miktarının az olduğu göz hastalarında kuru göz belirtilerini giderici ilaçların yanında gözyaşı üretimini artırıcı damlalar da kullanılır.

Siklosporin uzun süreli kullanımda göz yüzeyindeki enflamasyonu baskılayarak gözyaşı üretimini artıran bir ilaçtır. En az 6 ay hatta Bir yıl kullanılması gerekir.

Gözyaşının yüzeyini kaplayan yağ katmanının eksikliği çok sık görülen bir kuruluk sebebidir.

Blefarit dediğimiz kirpik dibi iltihabı hastalığında göz kapağında yerleşik yağ bezlerinin salgısı yetersiz olur. Gözyaşının yüzey yağ katmanı bozuk olunca gözyaşı çok çabuk uçar ve kuruluk olur.Bu göz kuruluğu vakalarında, blefarit (kapak kuruluğu) tablosunun tedavisi kapaklardaki yağ bezlerinin daha iyi çalışmasını sağlar .

Sağlıklı yağ üretimi gözyaşının göz yüzeyinden uçmadan daha uzun süre kalmasını sağlar. Ve göz kuruluğunda önemli rahatlama oluşur.
Bu hastalarda antibiyotik ve kortizonlu damlalar, merhemler, kirpik dibi hijyeni için solüsyonlar, sıcak uygulama ve kirpik dibi yağ bezlerine masaj uygulaması yapılır.

Tedaviye dirençli blefarit vakalarında IPL tedavisi denilen yeni nesil bir ışın tedavisi yapılır. Bu tedavi gözkapaklarına uygulanan özel bir ışın tedavisidir.
Adeta mikrodalga fırının ışınlarla yiyecekleri ısıtması gibi IPL tedavisi de yağ bezlerinin içinde katılaşmış, eskimiş enfekte olmuş margarin gibi olmuş yağları zeytinyağı gibi akışkan hale getirir. Yağ üretim ve salgısı normale döner. Gözyaşının uçup gitmesi azalır ve kuruluk düzelir.
Gözyaşının göz yüzeyinden doğal olarak akıp gittiği punktum denilen kanalın tıkaç ile kapatılması gözyaşının göz yüzeyinde daha uzun süre kalmasını sağlar.
Punktum tıkaç tedavisi şiddetli Kuruluk vakalarının tedavisinde uygulanan bir yöntemdir.

Göz kuruluğu insanın yaşam kalitesini en çok azaltan hastalıklardan biridir.

Göz kuruluğu hastalığı, yaşam kalitesini azaltma açısından by-pass ameliyatı geçirmek kadar önemlidir.

Göz kuruluğu tedavi edilmezse hastanın günlük yaşamını sürdürmesi imkânsız hale gelir. Araç kullanamaz, bilgisayar kullanamaz, okuluna işine gidemez. Göz yüzeyindeki ağrı, batma, kızarıklık, kuruluk hissi, şikâyetleri yoğun şekilde yaşanır.

Bunlara ilaveten görme düzeyi azalır, uzun vadede göz yüzeyinde yaralar, damarlanmalar, kalıcı lekeler oluşur. Görme düzeyi çok azalabilir. Göz kuruluğu tedavi edilmediği takdirde körlük riski bile vardır.

Göz kuruluğu şiddetli vakalarda görme kalitesini bozmaktadır. Özellikle gözü yorucu uğraşılar esnasında baş ağrısı da yapabilir. Migren hastalığı varsa migren krizlerini tetikleyebilir.

Göz kuruluğu tedavisinde IPL tedavisi dediğimiz ışın tedavisi yeni nesil bir tedavidir.
Göz kuruluğunda lazer tedavisi olarak da bilinir. Özel maskeler aracılığıyla göz kapaklarına ışın uygulama şeklinde yapılan, ağrısı ve herhangi bir riski olmayan bir tedavidir.

4-5 seans olarak uygulanır. Göz kuruluğuna karşı tedbirli davranan hastalarda bir yıl kadar etkinliği devam eder. Fiyat bilgisi konusunda iletişim numarasından doğrudan bize ulaşabilir, ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.